mürekkep..
insanoğlunun en harikulâde buluşu.. buluştan da öte, kardeşi, annesi, babası, yol arkadaşı, sevgilisi, çocuğu, abisi, ablası...
düşüncenin renklendirilmiş, az tatlandırılmış, az su katılıp ayran
yapılmış, az kahve konulup keyiflendirilmiş, az asit sunulup yakılmış...
susuzlara su, yalnızlara dost olmuş.. harflerle birlikte buluşmuş,
kaynaşmış, hem dem olmuş öyle sunulmuş... bazen kendine, bazen
başkalarına.. anlayanı çıkmış, sevip beğenmiş, kusur bulanı çıkmış sırt
dönmüş... kimi bulaşır diye korkup ürkmüş... kimisinin dert ortağı
olmuş.
varsın lekelensin üstüm başım... bulansın mürekkebe, ola ki bulandığım o olsun...
gün gelmiş kan gövdeyi götürürken, bir imza ile gözü yaşlı anaların mendili olmuş...
gün gelmiş bir milletin kurtarıcısı
gün gelmiş bir milletin musallatı olmuş...
eline yakışan da almış, yakışmayan da...
eline lazım olmayan da kullanmış, olan da...
suçu var mıymış...?
bir adı özgürlük, bir adı esaretmiş...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder