22 Haziran 2012 Cuma

güneş tutulması..

bir anda gelen, sevdiklerimize asla yakıştıramadığımız yitiklik. güneşinse eğer kaybettiğin hayatında bir tutulma yaşatandır. zamanı durduran, o andan itibaren hiçbir şeyin bir anlamı olmadığını ve uğraşıp didindiğimiz bu hayatın aslında kocaman bir sıfırdan ibaret olduğunu yüzümüze bir tokat gibi çarpan...

'gitme' diye ardından yaktığımız ağıtların gökyüzüne doğru dağılarak yükseldiği sadası ve gökyüzünden sağnak halinde yere doğru tekrar inen ılık yaz serintisi dağılır yanaklardan aşağıya doğru.. için için, saklanarak kendini atsan da köşelere doğru gözlerindeki donuk bakışlar verir seni ele.. kolay mıdır ki, hayatında yaşadığın güneş tutulmasında etrafın karanlık olmaması... ne kadar uğraş versen de hep 'keşke daha fazla' deme sebebin..

vakitsiz...

ne zaman vakti oldu ki?

sahi ölüm vakti nedir...? sorsalar bir hakkımız olsa sevdiklerimize bir ölüm vakti tayin etsek birlikte...

ne olurdu...?
ne zaman olurdu...?
nasıl olurdu...?

sahi böyle bir vakit var mı yakıştırdığınız...?

"ben seni utanç ile titrerken gördüm.
ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
sersem.
beni seni beklerken ölmem ki..."

13 haziran 2011 dedemin anısına..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder