güneş tutulması..
bir anda gelen, sevdiklerimize asla yakıştıramadığımız yitiklik.
güneşinse eğer kaybettiğin hayatında bir tutulma yaşatandır. zamanı
durduran, o andan itibaren hiçbir şeyin bir anlamı olmadığını ve uğraşıp
didindiğimiz bu hayatın aslında kocaman bir sıfırdan ibaret olduğunu
yüzümüze bir tokat gibi çarpan...
'gitme' diye ardından yaktığımız ağıtların gökyüzüne doğru dağılarak
yükseldiği sadası ve gökyüzünden sağnak halinde yere doğru tekrar inen
ılık yaz serintisi dağılır yanaklardan aşağıya doğru.. için için,
saklanarak kendini atsan da köşelere doğru gözlerindeki donuk bakışlar
verir seni ele.. kolay mıdır ki, hayatında yaşadığın güneş tutulmasında
etrafın karanlık olmaması... ne kadar uğraş versen de hep 'keşke daha
fazla' deme sebebin..
vakitsiz...
ne zaman vakti oldu ki?
sahi ölüm vakti nedir...? sorsalar bir hakkımız olsa sevdiklerimize bir ölüm vakti tayin etsek birlikte...
ne olurdu...?
ne zaman olurdu...?
nasıl olurdu...?
sahi böyle bir vakit var mı yakıştırdığınız...?
"ben seni utanç ile titrerken gördüm.
ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
sersem.
beni seni beklerken ölmem ki..."
13 haziran 2011 dedemin anısına..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder