gölge ve insan..
bazen boynu bükük tek başına kalmak kendinle...
bir ucu ihanetin, bir ucu inanmanın karanlığı ve en başında sevme.
sev-me dercesine sunar gölgelerin ardına sığınanların ortalarda
görmezsiniz cisimlerini, hayal meyal hatırladığınız bir tek isimleri
vardır, bir de gölgeleri hayat izinizde... gölgelerini almak istemezler,
cisimlerini alıp gitseler bile.. gölgeleri giderek büyür sizden
uzaklaştıkça. onlar gölgeleriyle varolanlar, insan suretine bürünmüş
eski hikayeler arasında belki bulabileceğiniz korkaklar! gölgelerini
size bırakıp giderler, cünkü o korkaklar gölgeleriyle bile yüzleşmek
istemezler... karanlık yüzünü yansıtır kendilerinin cünkü onlar
kendilerini siyahların içinde görmek, bilmek, tanımak istemezler... ne
zaman kendi gölgesini hatırlatmaya çalışsan, duymazlıktan gelirler... ne
güneşin sıcaklığıyla ısınır, ne yağan karın soğuğuyla donarlar,
hissizler... onlar aslında 'hiç'ler.
gölge oyunlarına maruz kalmıştınız, onlar sahnedeydiler fakat alkışsız indiler...
karanlığın içinde bırakmaya çalışırlar sizi gölgeleriyle, kendi
korkularını size bulaştırmaya çalışırlar oysa sadece karanlık yüzlü
insanlar kendi gölgelerini görmekten korkarlar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder